TwitterFacebookRSS

OyunlarBilecik

Billy Meier

Billy Meier (İşviçre)

Meier ve karısı, bu önemli temas olayını uzun yıllar araştıran ABD Hava Kuvvetlerinden Em. Yarbay Wendelle Stevens ve ekibiyle

3 Şubat 1937’de İsviçre’de doğan “Billy” Eduard Meier, yaklaşık 65 yıldır Pleiades takım yıldızından gelen dünya dışı varlıklarla fiziksel ve telepatik olarak temas içinde bulunmaktadır. Erra gezegeninden gelen Pleiadeslilere sözcülük yapan Billy Meier, bize onların büyüleyici ve ezoterik öğretilerini ve bilgeliklerini iletmekte ve üstlendikleri insanoğluna rehberlik etme görevinde onlara yardımcı olmaktadır.

Meier'in çektiği binlerce fotograflardan bazıları

Billy’nin dünya dışı varlıklarla olan teması henüz 5 yaşındayken başlamıştır. Pleiades’ten gelen dünya dışı varlık Sfath, öğretileriyle Billy’i hayatının misyonuna hazırlamış, Billy’nin temasa geçtiği ikinci varlık olan Asket ise 11 yıl boyunca onu eğitmeye ve ona dünyevi ve dünya dışı inançlar ve kültürler hakkında bilgi vermeye devam etmiştir.

28 Ocak 1975 günü, Billy ve Pleiadesli dişi varlık Semjase arasında, 100’den fazla teması kapsayacak bir iletişim başlamıştır. Semjase’yle aynı uzay gemisinde bulunan Ptaah ve Quetzal adlı iki uzay adamı da bu temasların bazılarında onlara eşlik etmişlerdir. Bunlardan Billy’nin merhametli bir bilgeliği olan yaşlıca bir adam olarak tanımladığı Ptaah genellikle anagemide bulunmaktaydı; Quetzal ise üs komutanıydı.

Uzay gemisi ve içindekilerle Billy düzenli aralıklarla buluşmaya başlamışlardı. Pleiadesliler, Billy’yle özel konuşmalar ve telepati yoluyla temasa geçmekteydiler. Pleiadesliler ve daha ileri varlık formları tarafından iletilen ve dünya tarihi, insanlık, bilim ve ruhsal konular hakkında ilginç bilgiler veren temas konuşmaları satırı satırına kayda geçirilmiştir. Bunlardan bazıları Pleiadeslilerin isteği üzerine bizzat Meier tarafından yazılmıştır. Meier, 1989 yılından bu yana Semjase’nin babası Ptaah’la yılda yaklaşık dört kez temasa geçmektedir. Pleiadeslilerle olan temaslarının toplam sayısı 50’yi aşmaktadır.

Meier, Pleiades gemisinin indiği yerde bıraktığı izlerle

Meier, uzaylıların anavatanları olan Erra gezegeninin Dünya’ya çok benzediğini ve onun daha temiz ve saf bir kopyası olduğunu söylemektedir. Pleiadesliler yükselişe giden yolu çok önceden seçmişler; gelişimleri süresince pek çok iniş çıkışlar yaşamışlar ve çeşitli dönemeçlerden geçmişlerdir. Muhteşem bir uygarlığın çöküşüne şahit olan Pleiadesliler arasından kurtulmak amacıyla birleşen bir grup, Erra gezegenine yerleşmiş ve uyumlu bir toplum olarak büyümeyi ve gelişmeyi başarmıştır.

İsviçre Hava Kuvvetlerinden bir Mirage Jeti, Meier'le iletişim kuran bir Pleiades UFO'sunu takip etmeye çalışıyor...

(Meier'in temasları askeri yetkililercede bilindiğinden evinin etrafındaki hava sahası sürekli askeri jetlerle kontrol ediliyor..Hatta Meier olayını araştırmak için birçok defa bölgeye giden Başkanımız Haktan Akdoğan, bir defasında bu jetlerin Meier'in evinin üzerinde keşif uçuşu yaptığına tanık olmuş..)

Billy Meier’ın deneyimleri kayda geçen en uzun belgelenmiş temas hikayesini oluşturmaktadır. 1978 baharında, Meier uzaylılarla toplam 105 kez yüzyüze görüşmüştür. Bu temaslar, çok sayıda dikkat çekici ve benzersiz kanıtın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bazı temaslar sırasında, Semjase, Billy’nin tabak biçimindeki uzay aracını uçuş manevraları yaparken fotoğraflamasına izin vermiştir. Billy, ışık gemisi adı verilen bu uzay aracının 2.000’den fazla fotoğrafını çekmiştir. Meier bu uzay araçlarını filme de almış, ayrıca başka güneş sistemlerinden geldiğini söylediği kristaller ve metal örnekleri sunmuştur. Bu metal örnekleri IBM ve bazı NASA yetkilileri tarafından da incelenmiş ve dünyada bulunmayan bazı garip elementler içerdiği tespit edilmiştir.

Pleiadeslilerin uzay aracı sadece Meier tarafından değil, sayısız kişi tarafından gözlemlenmiş; tanıklar iddia edilen olayların gerçek olduğunu görerek büyük hayrete düşmüşlerdir. Bu gözleri açan deneyimler, uzaylılarla olan temaslarından bahsettiği için deliliğinden şüphe edilen İsviçreli çiftçiye gereken desteğin verilmesini sağlamıştır. Tanıklar sadece Billy’nin teması yoluyla oluşmuş olabilecek açıklanamayan olaylar gördüklerini, duyduklarını ve yaşadıklarını söylemektedirler. Bu tanıklar arasında sadece Billy’nin arkadaşları ya da yardımcıları değil, aynı zamanda tamamen konuyla ilgisiz, farklı bir çok insan bulunmaktadır. Örneğin, 1975’te uzaylılarla Billy’nin buluşma yeri olan Bachtel Dağı yakınlarında düzenlenen bir müzik festivalini izleyen seyirciler gece ışık gemisinin gösterilerine şahit olmuşlardır.

İşte Billy Meier'e verilen ve analizi yapılan metal parçalarından biri

Billy Meier olayı UFO tarihinde benzersiz olarak kabul edilmektedir. Tanıkların ifadeleri ve çeşitli yazılı ve görsel materyallerle belgelenmiş ve zenginleştirilmiş bir başka temas olayı bulunmamaktadır. Billy ve Pleiadesliler arasında geçen konuşmalar ve öğretiler insanlığa çok değerli dersler vermeye devam etmektedir:

Haktan Akdoğan Meier'in evinin önündeki Pleiades Anıtında

“Bizim için zaman şimdiki andır.” Ptaah

“Zaman, uzaklık, uzunluk, renk…bunların hepsi kişinin perspektifine göre değişen şeylerdir. Örneğin biz, dağların yüksekliğini deniz seviyesinden değil, Erra’nın merkezinden olan uzaklığını bularak ölçeriz. Eğer bu dünyada yapılsaydı, en yüksek sıradağların Güney Amerika’daki Ant Dağları olduğu ortaya çıkacaktı.”

“Sevgi, bir kişinin ebedi gücü yayabileceği bir araçtır; sevgi ölümü mağlup eder ve ışık yayar; sevgi bilgeliği, barışı ve aklımızın alamayacağı diğer her şeyi somutlaştırır.”

“Dünya insanını gelişimini sınırlayan tek şey yine Dünya insanının kendisidir.”

“Bilgelik, ruhunun varlığını farkeden ve onunla birlikte Yaratılış kurallarına göre çalışan bir insanın işaretidir. Bilgelik ve ruh, güneş ve güneş ışığı gibi tek bir vücutta hareket eden iki faktördür…her ikisi de sıcaklık ve ışık verir.”

Semjase

‘Temasçı’ olarak ünlenen Eduard ‘Billy’ Meier , çocukluk yıllarından beri Pleiades’den gelen varlıklarla temas halinde olduğunu iddia ediyor . Ve bu iddiasını destekleyen bir çok kanıtı da var. Meier , 1975-76 yılları arasında NASA ve Amerikan Hava Kuvvetleri’nden uzmanlar tarafından incelenip gerçekliği onaylanmış binin üzerinde renkli ve mükemmel görüntü kalitesinde UFO fotoğrafı çekti. UFO’ların çıkardığı vızıltıya benzer sesleri kaydetti ve Holywood ses mühendislerinin benzer efektleri oluşturmak için gelişmiş bir kayıt stüdyosunun gerektiğini söyledikleri ses efektleri ortaya çıkardı. IBM’in uzman kimyagerleri tarafından üretilmesinin ancak dünyada henüz keşfedilmemiş bir ‘soğuk füzyon’ işlemi sonucu mümkün olabileceği açıklanan metal parçalarını beraberinde getirdi. Ayrıca temasları sırasında yanında bulunan ve parlak uçan cisimlerin gelip gidişine şahit olan 40’ın üzerinde görgü tanığı var.

Meier , artık tüm ilgisini bu işe yönlendirmişti. Gece gündüz çalışarak , dünya-dışı varlıkların mesajlarını ve temasları sırasındaki konuşmaları tek sağlam koluyla yazıya geçirdi. Geceler boyunca temasları için hazırda bekliyor , sabahın erken saatlerinde tamamen tükenmiş ve çalışamayacak halde eve dönüyordu ; sonunda kendisini destekleyen insanlardan gelen teklif üzerinde kırsal bölgede , ‘Semjase-Gümüş-Yıldız-Merkezi’ adını verdikleri bir komüne yerleşti.

Billy Meier’in oğlu Methusalem Meier ile röportaj

Babanın UFO temasları hakkında ne düşünüyorsun? Bu konuda hiç şüpheye düştün mü ?

Babamın temasları konusunda hiç bir zaman şüpheye düşmedim. Tüm deneyimlerinin gerçek olduğuna her zamanki kadar inanıyorum , sonuçta bu konuda benim şahsi deneyimlerim de var . Her şeyden önce daha ben küçük bir çocukken bile annem ve bazen erkek ve kız kardeşlerimle birlikte gözlemlerde bulunduk. Bu gözlemler hiç bir zaman aklımdan çıkmadı çünkü çok etkileyici anlardı. Babamın gözlemleri artık bana çok doğal geliyor ve bu konuda ona olan inancım tam.

Hiç UFO gördün mü ? ve babanın iletişim kurduğu dünya-dışı varlıklarla ilgili sıra dışı durumlarla hiç karşılaşın mı ?

Daha önce de belirttiğim gibi daha küçük bir çocukken bile gözlemlerim olmuştu. Bu gözlemlerden bazıları çok net bir şekilde aklımda . Bilerek bazı hatıraları unutmamam için hafızama kazıdıkların düşünüyorum. Ayrıca pek çok sıra dışı olay yaşadığımı söyleyebilirim.

Hatırlayabildiğim en erken deneyimim 1976 Haziran ayındaki gözlemimdi. Yanımda annem ve kardeşlerim Hans Schutzbach ve Amata Stetter ile birlikte Hinwil’de kırsal bir alandaydık. Sıcak , güneşli bir gündü ve Hans gökyüzünde uzaklaşmakta olan büyük , gümüş rengi bir uçan daire gördüğünde heyecanlanıp ortalıkta koşuşturmaya başlamıştı. Hemen bir fotoğraf çekti fakat o sırada araç oldukça uzaklaşmıştı. Uzun bir süre uçan dairenin uzaklaşmasını seyrettik.

1980 yazında Sadelegg’de Samjase’nin ‘ışık gemisinin çıkardığı sesleri kaydetme olanağı bulduğumuz sırada bende oradaydım. Sesler başladığında annemin yanında duruyordum. O kadar çok ses çıkıyordu ki 4 kilometre uzağımızda yaşayan komşularımız neler olduğunu görmek üzere gelmişlerdi. Kayıt cihazı annemdeydi ve oldukça başarılı bir kayıt yaptı.

Bir yıl sonra ağustos ayının başlarında yanımızda başka tanıklarla birlikte Bühl’ün Töss Vadisinde bir gece gözlemi sırasında sıra halinde ufukta ilerleyen 6 ışıklı cisim gördük. Uçuş manevralarının sıra dışı olması nedeniyle bunların sıradan uçaklar olamayacakları açıktı. Işıklı cisimlerin gösterisi yarım saatten fazla sürdü ve hepimiz onlara şahit olduk. Daha sonra cisimlerden bazıları karanlığa karışıp giderken bazıları da birden bire ortadan kayboldular.

Daha sonra , 1982 yılının Eylül ayında ben henüz 9 yaşındayken küçük bir köprünün inşaatı sırasında babamın yanındaydım. İşimiz bitip taze çimentonun çevreden zarar görmemesi için malzeme getirmek üzere oradan ayrıldığımız sırada birden bire yanımızda bulunan Silvano kulübenin köşesinden koşarak gelip babamı çağırdı ve birinin az önce döktüğümüz çimentonun üzerinde bir ayak izi bıraktığını söyledi. Hemen koşarak oraya gittik ve çimentonun üzerinde 42 santimetre uzunluğunda bir ayak izi gördük.

Billy Meier ile röportaj

Dünya-dışı kaynaklı varlıklarla temasların ne zaman başladı ?

Bu varlıklarla temaslarım 1940’lı yıllarda ben henüz genç bir delikanlı iken başladı. İlk iletişim kurduğum kişi,yaşadığım köyün İsveç-Alman aksanıyla konuşan Sfath adındaki yaşlı bir adamdı.

Her şey güzel , güneşli bir yaz sabahı babamla birlikte evimizin yanındaki bir ceviz ağacının yanında durduğumuz sırada başladı. Birden bire içimde gözlerimi Eshenmoser Dağına doğru çevirmek için karşı koyamadığım bir istek duydum ve dönüp baktığımda gökyüzünde kilisenin çan kulesine doğru ilerleyen gümüş rengi bir parıltı fark ettim.

Henüz bir saniye bile geçmemişti ki gümüş rengi ışık tam üzerimizden geçip 5 kilometre ilerideki ağaçların üzerinde gözden kayboldu . cismin büyük , daire şeklinde metalik bir disk olduğunu gördüm. Babama gördüğümüz şeyin ne olabileceğini sorduğumda muhtemelen Hitler’in gizli silahlarından biri olabileceğini söyledi. Bir şekilde babamın açıklaması bana inandırıcı gelmedi ve o günden sonra sıkça gökyüzünü gözlemeye başladım. Geceleri gökyüzünde hızla ilerleyen yıldızlar görüyordum ve bunlar kesinlikle uçak değillerdi.

“ Dünya çapında bir UFO tartışması yaratmak görevi bana verilmişti.”

Bir gün içimden gelen bir ses , benimle konuşmaya başladı. Bir gün , içimdeki ses bana Höragen Ormanındaki Langenzinggen’e gelmemi ve armut biçiminde uçan bir aracın beni ziyaret edeceğini , olacakları beklememi söyledi. Ses’in söylediğini yaptım ve bahsettiği yere gittim. Oraya varışımdan kısa bir süre sonra gümüş rengi armut şeklinde uçan bir araç alçalarak yanıma indi. Gemiden yaşlı bir adam inerek dostça bir tonda bana seslendi. Adının Sfath olduğunu ve uzak bir gezegenden geldiğini , benimle tartışmak ve bana öğretmek istediği bir çok şey olduğunu söyledi. Bu benim Dünya-dışı insansı bir varlıkla ilk karşılaşmam oldu ve yıllar boyunca Sfath’dan başkalarıyla da karşılaştım. Temaslarım 1952 yılında sonra erdi ve 1964 yılında Asket adında dünya-dışı bir kadınla yeniden başladı. Sfath , ziyaretleri sırasında geldiği yerin Pleiades/Plejares olduğunu belirtmişti. Asket ise bizim galaksimizin ikizi olan DAL galaksisinden geliyordu. 1974 yılında , bizim aşina olduğumuz Pleiades takım yıldızından farklı olan Pleiades sistemindeki Erra’dan gelen geç bir kadınla temasıma kadar başka temas yaşamadım. Bu yeni temasçının adı Semjase idi ve onunla temaslarım 19802lerin başlarına kadar sürdü. Ayrıca samjase’nin kız kardeşi Pleja ve babaları ve Quetzal Kumandanı olan Ptaah tarafından da ziyaret edildim. Temaslarım sırasında yanımda Talida ve Menara adlarında iki genç kadın ve başkaları da oldu.

Benimle olan temasları resmi olarak 3 Şubat 1995’deki son ziyaretleri ile son buldu. Fakat bu temasların sona erdiği anlamına gelmiyordu; sadece Pleiades/Plejaran’ların Dünya2daki görevleri resmi olarak tamamlanmıştı. Özel ve resmi olmayan temaslar kesintisiz devam ediyor ve bu temaslar hayatımın sonuna kadar devam edecek.

Dünya-dışı varlıklar nereden geliyorlar ve neden bizi ziyaret ediyorlar ?

Benimle temas kuran varlıklar Pleiades/Plejares Takım Yıldızından geliyorlar. Fakat daha önce de belirttiğim gibi onların geldikleri yer , bizim kendi uzay-zaman düzlemimizden gözlemlediğimiz , Dünyamıza 420 ışık yılı uzaklıktaki Pleiades Takım yıldızıyla aynı yer değil. Şu anda Pleiades/Plejares Takım yıldızları sadece 62 milyon yıl yaşında , sıcak mavi güneşler ve ister tamamen spiritüel ister materyal yaşam formları olsun her hangi bir canlı türünün yaşamasına uygun değiller.

Pleiades/Plejaran’lılar Dünyamızı ziyaret ediyorlar çünkü orijinali Lyra-Vega sitemlerinden Dünyaya gelmiş olan bir grupla doğrudan akrabalar. Ayrıca başka bir uzay-zaman düzleminde bizim bildiğimizden farklı bir Lyra-Vega takım yıldızı da bulunuyor.

Dünyada bulundukları zamanlarda Lyrian ve Vega’lı varlıklar dünya halkları arasında büyük bir karışıklığa sebep oldular ve bunun sonucunda dünya insanları spiritüel öğretilerini ve yaratılış ile olan uyumlarını yitirdiler. Bu dönemlerde işin içine başa faktörler de girdi fakat bunların Lyrian ve Vega’lı varlıklarla doğrudan bir bağlantıları yoktu. Aksine son yaşanan olaylara insanlar üzerinde genetik değişimler gerçekleştiren uzaylı varlıklar yol açtılar. Değişim geçiren bu insanlar daha sonra Dünyaya getirildiler ve Dünyada yaşayan normal insanların arasına karıştılar. Böylece tüm insanlar genetik olarak bir değişim yaşadılar. Verdikleri hasarı ve zararlı etkileri düzeltmek ve telafi etmek isteyen Pleiades’li ve Plejaran’lı varlıklar olayın sorumluluğunu üstlenerek dünya insanına, büyük önem taşıyan öğretileri ve şu anki insanlığın gerçek geçmişi gibi bilgileri insanlara ulaştırarak kendi ataları ve diğer varlıkların yol sebep olduğu kaybımızı telafi etmeye çalışıyorlar.

Temaslarınız sırasında neler yaşandığını bize tasvir edebilir misiniz ?

Temaslarımın yeni başladığı yıllarda sık sık motobisikletimle millerce dolanıp çok uzak mesafelerdeki bir yerle kuracağım telepatik bağlantı için yönlendirilmeyi beklerdim. Ya da ormanda boş bir bölgeye gidip yerde yada iniş yapmak üzere olan ışık gemisinde beni bekleyen bir varlıkla buluşurdum .Temaslarımı geceleri olduğu gibi gündüzleri de yaşadığım için bazen bölgede dolaşan insanlar yüzünden temas kurulana kadar saatlerce beklemek zorunda kalırdım.

Bir süre sonra buluşma yerimize yanımda başka insanları da getirmeme izin verdiler fakat getirdiğim insanların en azından 500 metre gibi bir uzaklıkta durmaları gerekiyordu. Gene de yanımda gelenler ışık gemilerinin iniş ve kalkışlarını görebiliyorlardı.

Daha sonraları Semjase-Silver-Star-Center’a taşındığımızda nadiren temaslarımı kurmak üzere ormana çağrıldım. Bunun yerine direkt olarak bir ışık gemisine ışınlanıyordum ki bu da bir grup insanın arasında dururken birden bire yok olmam anlamına geliyor. Bir çok insan böyle bir duruma şahit oldu ve bir çoğu ışık gemilerini ve uzaylı varlıklarının bizzat kendilerini gördüler.

1982 yılında sağlığıma ciddi hasarlar veren bir yıkım yaşadım. Sağlığıma tekrar kavuşmam uzun zaman aldı ve benden çok şey götürdü. Bu yüzden ölüme yaşamdan daha yakın olduğum 1982-1989 yılları arasında Pleiades-Plejaran’lılar ofisime yada dışarıda yalnız olduğum zamanlarda bulunduğum yere direkt olarak kendilerini ışınlayarak temaslarını sürdürdüler.

Pleiades-Plejaran’lıların uzayda yolculuk ederek yaşadıkları yerden Dünyamıza gelmeleri ne kadar zamanlarını alıyor? Ve 500 ışık yılı gibi astronomik bir mesafeyi kısa sürelerde aşmayı nasıl başarıyorlar?

Önceki temasları sırasında bizim göremediğimiz Pleiades uzay-zaman boyutundan yer değiştirerek gezegenlerinden Dünyaya gelmeleri 7 saat sürüyordu. Daha sonraları teknolojilerini geliştirerek bu süreyi 7 dakikaya indirdiler. Bu gün en son ulaşım teknolojilerini kullanarak hiç bir zaman kaybı yaşamadan evrende istedikleri noktaya anında ulaşabiliyorlar.

Temaslarımızın ilk yıllarında dünya-dışı varlıklar itici güç sistemlerinde ışın , devinim ve anti-madde teknolojilerini kullanıyorlardı .Bu sistemler sayesinde ışık hızının katlarına çıkarak inanılmaz mesafeleri kısa sürede aşabiliyorlardı. Bu teknolojileri geliştirmeleri sonucu yeni itici güç sistemlerini verici olarak geliştirdiler. Bu vericiler pleiades-Plejaran’lılar tarafından sanal olarak varacakları son noktaya programlanarak yolcuların hedeflerine her hangi bir zaman kaybı olmadan ulaşmalarını sağlıyorlar.

Dünya-dışı varlıklar neden kendilerini mesela Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Sarayı , New York B.M Karargahı yada Beyaz Saray’ın bahçesi gibi merkezi yerlerde halkın önünde göstermiyorlar ?

Bunun çeşitli sebepleri var . Fakat en önemli sebepleri Pleiades/Plejaran’lıların belli kurallar dahilinde hareket etmeleri . Buna göre kendilerini dünyalılara göstermiyor , henüz uzay yolculuğunu keşfetmemiş ve henüz kendi aralarında barışı sağlayıp uyum içerisinde yaşamayı öğrenememiş bir gezegenin toplumunun olaylarına her hangi bir şekilde karışmıyorlar. Bu sebeplerden dolayı kendilerini açık bir şekilde tüm dünyanın önünde göstermeleri mümkün değil.

Nasıl oluyor da uzaylı varlıkların ışın gemilerini ve manevralarını gösteren bu kadar net ve açık fotoğraflar , görüntüler çekebiliyorsunuz ?

Uzaylılar , bizim UFO olarak tanımladığımız uçan cisimlerinin en düzgün ve belirgin fotoğraf ve videolarını çekme işi için beni görevlendirdiler .. Ortaya çıkardığım materyaller , dünyanın her yerinden UFO’lar konusunu tartışan insanlara dünya-dışı zeki yaşamın varlığı hakkında bir mesaj niteliği taşıyorlar .Ayrıca bu kanıtların bir işlevi de hükümet ajanlarının ve askeri yetkililerin ellerindeki UFO’larla ilgili, UFO kazalarını ve içlerinden çıkarılan varlıkları da kapsayan bilgileri sır olarak saklamaya son verip bu bilgiyi tüm halklarla paylaşımına açmaya zorlamak . Pleiades/Plejaran’lılar, elimdeki materyallerin fotoğrafların ve diğer kanıtların tüm dünyaya yayılarak en sonunda karşıt görüşteki insanların engelleyemeyeceği şekilde tüm insanlara ulaşacağından eminler.

Elinizde kanıt olarak gösterebileceğiniz başka ne tür materyaller var ?

Pleiades/Plejaran’lılar bana oluşumunun çeşitli aşamalarından seçilmiş çeşitli metal parçaları verdiler ve bunlar daha sonra Amerika’da analiz edildi. Örnekleri inceleyen metalürji uzmanı, bu parçaların henüz keşfedilmemiş bir soğuk füzyon işlemi sonucunda oluştuklarına ve taklitlerinin yapılmasının imkansız olduğuna karar verdi. Bu tür bir teknolojiye ulaşmamız önümüzdeki 150 yıl boyunca bile mümkün olmayabilir. Daha sonraları bana bazı kristaller , sentetik materyaller ve bakır, nikel , gümüş ve kardeş evrenimiz olan DAL evreninden gelen saf gümüş madenlerinden yapılmış alaşımlar verdiler. Ayrıca elimde ışın gemilerinin çıkardığı seslerden oluşan ve bu gün bilimsel laboratuarlarda düzinelerce syntisazer kullanarak bile taklit edilmesi mümkün olmayan ses kayıtları var. Bunların dışında bir gün bir lazer tabancasını kullanmama ve fotoğrafını çekmeme izin verdiler ve ateş ederek kurumuş bir elma ağacında bir delik açtım. Neredeyse ölü durumda olan elma ağacı mucizevi bir şekilde çiçek açtı ve kısa bir süre içinde yıllardır meyve vermeyi kesmiş olmasına rağmen tekrar meyve vermeye başladı.

Ayrıca sık sık bana eşlik ederek temas alanlarına gelmelerine izin verilen insanların şahitliğini de önemli bir kanıt olarak kabul etmeliyiz. Onlarda ışık gemilerini gördüler ve hatta fotoğraflarını çekip video görüntülerini kaydettiler.

Dünya-dışı varlıkların bana dünyada yaşanacak olan bazı önemli politik , askeri ve toplumsal gelişmeleri önceden bildirdiklerini de göz ardı etmemeliyiz. İnsanı korkutacak kadar kesin bir şekilde bana bildirdikleri doğal felaketler ve bu tür kehanetleri doğru çıktı ve tüm bunlar hakkında tuttuğum kayıtlar tüm dünyada yayınlandı.

Bunca kanıta rağmen hala küçük maketlerin fotoğraflarını çekmekle , üst üste kareler çekerek yanıltıcı görüntüler yaratmakla ve hatta televizyondaki görüntülerin fotoğraflarını çekmekle suçlanıyorsunuz. Bu iddialar hakkında neler söyleyeceksiniz ?

Bu iddialar saçmalıktan başka bir şey değil. Ortada ışın gemilerini ve hatta uzaylı varlıkları görmüş , fotoğraflarını çekmiş bir çok tanık var. Bu insanlar, birlikte temasın kurulacağı bölgeye giderken herhangi bir maket hazırlamadığıma yada yanımda öyle bir şey getirmediğime şahitlik edebilirler. Ayrıca karım her zaman yanımda olduğu için böyle bir şeyi gizlice gerçekleştirmem mümkün değil. Ayrıca bu kadar kanıt varken kendimi savunmak zorunda değilim. Sadece bana çamur atmaya çalışan insanların kıskançlıklarına gülüyorum.

Kendinizi bu tür saldırılara karşı nasıl savunuyorsunuz ?

Temaslarımın doğruluğu ortada ve kendimi savunmak için başka bir şeye ihtiyaç duymuyorum.

Oldukça münzevi bir hayat sürüyorsunuz . Bunun nedeni nedir ?

Sık sık aksi iddia edilse de ve bu güne kadar 15 kez çeşitli suikast girişimlerinde bulunanlar olsa da yaşamımı her hangi bir suikast korkusu duymadan geçiriyorum. Kapalı bir hayat yaşamamın çeşitli sebepleri var. İlk olarak ben bir guru yada bir tarikatın lideri değilim. Bu nedenle de toplumun önüne çıkıp öyle olmadığım halde kendimi bir azizmiş gibi göstererek etrafımda bir hayran kitlesi oluşturmak istemiyorum. Ayrıca insanların kafalarında beni özel bir yere koyarak bana hayranlıkla bakmalarını istemiyorum. Ben özel biri değilim ve hayatımın gıpta edilecek bir yanı yok. İnsanların , hayvanat bahçesinde sergilenen bir hayvanmışım gibi beni görmeye gelmelerini istemiyorum.

Dahası , prensip olarak artık benimle röportaj yapmak isteyen gazetecilerle görüşmüyorum. Çünkü sadece sansasyonel bir şeyler bulmaya uğraşıyorlar ve ellerinden geldiğince gerçekleri çarpıtarak yalan haberler yazıyorlar.

Fakat gene de karşıtlarınız FIGU adındaki organizasyonu kurduğunuz için sizin bir guru yada tarikat lideri olduğunuzu iddia ediyorlar. Nedir FIGU?

Açılımı “ Özgür Spiritüel ve Nadir Bilimler ve Ufoloji Araştırmaları Topluluğu “ olan FIGU’nun kuruluş amacı yaratılış ve doğa kanunları ile ilgili bilgileri dünya çapında yaymak ve insanları sevgi , uyum ve insanlık duyguları ile hareket ettikleri , bir amacı olan bir hayat yaşamaya teşvik etmek.

Yaradılış-Doğa gerçekleri ile ilgili çalışmalarımız çok geniş alanlarda sürüyor ve bunların arasında nüfus artışına , işkence ve idam cezasına , kadınlara karşı uygulanan şiddete ve çocuk tacizlerine karşı yürüttüğümüz kampanyalar bulunuyor. Doğanın ve hayvanların korunması için çaba gösteriyoruz ve yardım için çağrıldığımızda yardıma giderek yiyecek , giysi , ilaç , barınak , malzeme gibi konularda destek sağlıyoruz.

FIGU’nun icraatları arasında günlük hayatta ortaya çıkabilen durumlarla ilgili danışmanlık yapmak da bulunuyor. Bu tür bir danışmanlık elbette ki ücretsiz olarak veriliyor. FIGU , yasalara uygun şekilde kurulmuş , kar amacı gütmeyen bir topluluktur.

Yazılı materyaller ve kitaplar yayınlamak da FIGU’nun faaliyetlerinden biri. Bu kitaplar maliyet fiyatına satıyoruz ve bir çok broşürü de ücretsiz olarak dağıtıyoruz.

FIGU’nun bir tarikat olduğu iddialarına karşı kendinizi nasıl savunuyorsunuz ?

Biz kesinlikle bir tarikat değiliz. Dini bir organizasyon olmadığımız gibi politik , militarist yada totaliter fikirler üzerine kurulmuş bir sivil örgüt de değiliz. Hiç bir FIGU üyesi kendi içerisinde keşfedip doğru olduğuna inanmadığı bir düşünceye inanması için zorlanmamış , bu konuda baskı görmemiştir. FIGU organizasyonunun bir guru’su , yol göstericisi yada diğer üyelerin üzerinde değeri bulunan bir lideri yoktur. Bir sivil toplum örgütüyüz ve işlerin görülmesi için bir başkana ihtiyacımız var ; bu da benim . Fakat ben bir dini lider değilim. Diğer grup üyelerinden bir farkım yok . Hepimiz aynı haklara ve yükümlülüklere sahibiz.



| | | | | |
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=